Bir zeytinin bile kıymetini biliriz

Çocukları yetiştirmek de iş hayatına hazırlamak da çok zor. Baba parası yemeyle hayat geçirenler var. Özenmesinler diye ben arabalarımı sattım. Lüks arabalara binmiyorum. Hepsini gördüm. Ama o yaşantıyı almadım. Çocukluğumuzda tırnaklarımızı kazıya kazıya

Konya ekonomisine önemli katkıda bulunan Birlik Değirmen Makineleri’nin kuruluş sürecini anlatan Ali Orhan, iş hayatında en önemli unsurun itibar olduğuna dikkat çekti. Birlik Değirmen’in bu günlere gelmesinin hiç de kolay olmadığını anlatan Ali Orhan’la itibarın nasıl sağlandığını, sektörün sorunlarını lüks yaşamdan nasıl uzak durmaya çalıştığını konuştuk…

 

Birlik Değirmen Makineleri ne zaman kuruldu?

Babam Ahmet Orhan Konya’nın en eski firmalarından olan, Konya’da hemen hemen tüm değirmencilerin yetiştiği Molino’da firmasında 1980 yılına kadar ustabaşı olarak çalıştı. Emekli olduktan sonra da amcamla beraber Karatay Sanayii’nde Birlik Değirmen Makineleri adıyla ilk kuruluşu yaptı. Şirket kurulduktan sonra 1990 yılına kadar Karatay Sanayii’nde kaldık. 1992’de buraya taşındık. Organizeye ilk gelenler arasındayız.

 

Siz de bu işi çıraklıktan mı öğrendiniz?

Bizim büyümemizle beraber babam amcamla ayrıldı,  biz devam ettirdik. Babam da bir yıl önce vefat etti. Tabandan geldik. Okul imkanı vardı ama bir evin bir oğlu olarak babamın üzerinde aşırı yük olduğunu gördüm. Bir de babam 5 kardeş, 15 yaşında yetim kalmış. Yeri gelmiş Molino’da çalışmış, yeri gelmiş tarlada biçerdöverlerin üzerinde. Arkada dört tane daha çocuk var. Onları büyütecek. Böyle zorluklar içerisinde. Hatta saat 4 buçuktan sonra fabrika kapanıyor,   eve geliyor. Sonra üç tekerlekli motosikletle evlere tüp servisi yapıyordu. Biz de çocukluğumuzda bir zeytinin kıymetini bilen insanlarız.  Ekmeğin yanında zeytini bulmak bile büyük başarıydı o zaman. O sıkıntıların içinde bu hale geldik. İlkokul bitti. Bir yıl da kuran kursuna gittim. Babam oku dedi, ben okumayacağım, mesleği öğreneceğim dedim.  Çünkü babam yalnız. 14 yaşında girdim ve o gündür bu işi yapıyorum. İnsanlara bakıyorum. O çabayı sarf etmeden her şeyin hazırına konmanın yoluna bakıyorlar. Önce kendine güven olması lazım. Hırsınız olsun, istekte bulunun. Hedefiniz olsun ve işi severek yapın.  

 

Sektörün en önemli sorunu ne?

Konya’da büyüme hızlı, sanayi öyle. Ama yurt dışına gittiğiniz zaman diyorlar ki Türkiye’nin Çin’inden mi geliyorsunuz. Şu anda öyle görülüyor. Kendi sektörümüzde Almanların, İtalyanların ve Türklerin kurduğu üç fabrikası olan bir iş adamı, fabrika ne zaman arıza yapacak korkusu taşıdığını söylüyor. Bunu görünce üzülüyorum. Firmalar birbirinin müşterisini çalıyor. Babamın döneminde teklif verilen bir firmaya teklif verilmezdi. Bu imajı silmemiz lazım.  Eskiden değirmen makinelerinde Konya’dan başka isim geçmezdi. Şu anda Çorum,  Antep gündeme geliyor. Her konuda birleşmemiz lazım.

 

Babanız işleri size ne zaman devretti ve ne gibi nasihatlerde bulundu?

8, 9 yıldır ben yürütüyordum. Babam haftada bir kez gelirdi buraya.  Atölyeyi gezerdi.  Çayını kahvesini içerdi, öğlen vaktiyse yemeğini yer giderdi. Harçlığı biterse harçlık alırdı. Yeni ülkelere açılma programımızda tecrübelerinden yararlanmak için danışırdık. Müşteri ilişkilerinde, yeni açılımda hep  Gittiğiniz ülkede dikkatli olun. Malınıza değil canınıza bakın. Para bir şekilde kazanılır.  Ticarette yararı da öğreneceksiniz, zararı da. Eğer dürüst insan dürüst ticaret yaparsa bu karşınızdaki bir ecnebi olsa dahi, bu insanı kandırayım diye düşünürseniz kaybeden siz olursunuz. Ama iyi niyetli helalinden iş yaparsan batak paran da gelir. Bir gün gelir acele etmeyin. Adam düşmüş tepesine bir de siz binmeyin” derdi. Bu zamana kadar bu şekilde ayakta durdum.

 

İş hayatında itibarın ne denli önemli olduğunu acı bir tecrübeyle mi öğrendiniz?

Babam bir dönem rahatsızlandı. Tüm banka hesapları da tabi kendisinin üzerinde. Hastanede yatıyor.  Bir ihale işi aldık.  Çok yüksek rakamlar. Müşterilerden mal alınacak,  ürün yapılacak, fatura kesilecek, bedeli hesaba yatacak. Bankada para var ama çekemiyoruz. Noter götürsek kabul etmiyor. İmza alınmıyor. Mal aldığımız esnaflara durumu anlatalım dedik. Ve gittik. Seçkin Metal’in sahibi  Ahmet abi,  babamın çocukluk arkadaşı. Dedi ki oğlum dükkan burada ne lazım sana dedi ve ne lazımsa fiyat bile konuşmadan arabaya yükledi. İş yaptığımız firmalar aynı şekilde desteklerini esirgemedi.   Babamın kazandığı bir itibar varmış. Biz o itibarla bu günlere geldik.  Bu itibar şirket kurulduğu günden beri var, ben ölünceye kadar da böyle devam edecek. Benden sonra oğlum gelirse de aynı itibarla sürdürmesini isterim.  Bir gün bir esnaf alacaklı olarak kapımıza gelmemiştir. İşimi hiçbir zaman çekle senetle yürütmem. Parayı kolay kazanmıyoruz ve çocuklarım da paranın ne güçlükle kazandığını gördü. Ben oğluma harçlık veriyorum. Harcamıyor. Nasıl kazanıldığını bildiği için.

 

Çocuklarınızın da aynı sektörde ilerlemesini ister misiniz?

4 çocuğum var. Burada farklı düşüncelerimiz var. Bu amaçla şirket anayasamızı hazırladık. Kurumsal hale gelme çabasındayız. Burası bana babamdan kaldı. Ben de çocuklarımın şirketini kurup oradan devam etmelerini sağlamak istiyorum. Burayla bağlantıları olmayacak. Ben ölünceye kadar buraya gelip gideceğim. Gerekirse müzelik kalsın. Ama çocuklarıma yeni bir iş hayatı kuracağım. Babam bana şirket kurmadı, yeni bir iş imkanı açmadı. Kurulu bir düzenimiz var burayı devam et dedi. Yeni nesil çok farklı görüşte.  Babası mütevazı, oğlu farklı. Onları gördükçe bizim çocuklarımız da değişebilir endişesi yaşıyoruz. Çocukları yetiştirmek de iş hayatına hazırlamak da çok zor. Baba parası yemeyle hayat geçirenler var. Özenmesinler diye ben arabalarımı sattım. Lüks arabalara binmiyorum. Hepsini gördüm. Ama o yaşantıyı almadım. Çocukluğumuzda tırnaklarımızı kazıya kazıya geldik. Bugünkü şartlarda babam bu parayla olsaydı, benim aklım da lükste olurdu. Biz okumadık ama en azından hayatı gördük. Hayat üniversitesinden mezun olduk. Pişmanlık yaşamıyorum. Okulda öğreneceğim ne varsa burada öğrendim. Atölyede. Okul tabi ayrı. Gittiğimiz yerde mühendis misin dediklerinde hayır diyorum. Diploma önemli elbet. Bilgi teori olmadan olmuyor. Biz burada atölyeyi öğrencilere açtık. Onlarla birlikte biz de öğrendik. Şu anda  Pancar makinesi, sap toplama saman makinesi, pamuk, taş toplama makinesi, biçerdöver var. Bunları üretiyoruz. Çocuklarıma da yetenekleri doğrultusunda şirketlerini kurup teslim edeceğim.

 

Ofisinizde yer alan deve figürlerinin bir anlamı var mı?

Babam Sarayönü Çeşmelisebil Kasabası’nda dünyaya gelmiş. 16 yaşına kadar orada yaşamış. Rahmetli dedem köyde koyun, kuzu, develerle uğraşırmış. Yörük olması nedeniyle. Develere de babamın merakı oradan geliyormuş. Develerle çok yolculuk yapmışlar. O develerle bir gün Konya’dan çıkıp İzmir’e gitmişler, Antalya’ya gitmişler. Yörüklerdeki göçebe hayatı malum. Babadan kalma merak var. 

 

 

© 2014 Birlik Milling Machines | Değirmen Makinaları | Мельница оборудование

Bu sitenin içeriğinin kaynak göstermeksizin kopyalanması ve yeninden yayınlanması yasaktır.

Webjektif